Teknosa'ya Veda

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer..
Biliyorum, veda yazısına şiirle başlamak kolaycılık. Ama Can Baba'dan da daha iyi anlatamıyorum işte içimden geçenleri.
Bir çoğunuzla 2.5 seneyi aşkın bir süredir birlikte çalıştık. Çalışmakla kalmadık, birlikte yaşadık. Belki de bu senelerimizin en büyük bölümünü ister istemez birlikte geçirdik. Benim şu 31 yılımın belki de en hareketli, en çalkantılı dönemine denk geldi bu yıllar, ve sanırım teşekkür borçlu olduğum insanlar var. Bu nedenle;
İş görüşmesine ilk geldiğimde beni o sıcacık gülümsemesiyle karşılayıp çay ikram eden ve heyecanımı yatıştıran Nazlı'ya,
Tümüyle yabancısı olduğum Oracle'a karşı korkulu gözlerle bakışımı farkedip yardımıma koşan, yüzünden hiç kaybolmayan gülümsemesi ve bitmek tükenmek bilmeyen yardımseverliğiyle ilk günlerimin güzel geçmesinde büyük katkısı olan Pınar'a,
Onlarla ilgili hiçbir projeyi bitirememiş olmama rağmen son güne kadar sıcak ilgisini ve kahvesini esirgemeyen Nafi Bey'e,
Bana eğitimler boyunca unutulmaz yol arkadaşlığı yapan Oğuz ve Feridun Bey'e,
Sınır tanımayan şakalarıma büyük bir olgunlukla göğüs geren Levent'e, Nurfer'e ve Sema'ya,
Benim için büyük önem taşıman bayram seyahatimin gerçekleşmesi için elinden geleni yapan Banu'ya,
Karşılıklı laf yarışında ilk defa beni zorlayan Hakan Bey'e,
İspanyolca öğrenmeme destek veren Zeynep'e,
Çay odası dedikodularından beni mahrum bırakmayan Elif Abla'ya,
Kendilerine negatif elektrikler saçmama rağmen iyi niyetlerinden hiçbir şey kaybetmeyen ve açlık krizlerimde hep yanımda olan Başak'a ve Sema'ya,
Masa tenisi yalvarışlarıma şirketin tasarruf politikalarını alt üst edip masa tenisi tesisleri yaptırarak cevap veren Atilla Bey'e,
Darmadağın ettiğim stokları büyük bir sabırla toparlamaya çalışan Ömer'e ve Ender'e,
Hem idareci, hem de insan olarak çok beğendiğim, ve kendime örnek almaya çalıştığım Bahadır Bey'e,
Dert ortağım Ayhan'a, excel makro kabuslarını beraber yaşadığımız Erol'a,
Boşanma sonrası beni rehabilite eden, hayatımda gördüğüm en rahat ve rahatlatıcı idareci olan Berrin Hanım'a,
Sanırım benimle ilgili hiç olumlu anısı olmamasına rağmen esprilerimi ve bir parça gevşek çalışmamı anlayışla karşılayan Hüseyin Bey'e,
Henüz yeni tanışmamıza rağmen çoooook uzaklardaki sevgililerimizle ilgili kader ortaklığı yapan Meriç'e,
Ayrılırken bile yeni işimle ilgili müjdeler verecek kadar sıcak bir arkadaşlığı olan Kerem'e,
Bana aylar boyunca bir türlü beceremediğim tango derslerinde eşlik etme sabrı gösteren Esra'ya,
Bitmek bilmeyen bütçe projesinde umudunu, sabrını ve neşesini hiç yitirmeyen, ayrıca şaka konusunda bileğimi bükmeyi başaran Arzu Hanım'a,
Her sabah, bir türlü doğru sonucu vermeyen satış raporlarımızın eksiklerini, yüzünden o tatlı gülüşünü eksik etmeden sabırla söyleyen Volkan Bey'e,
Sadece bir defa gerçekleştirebilsek de, gezi hayallerime eşlik eden ve kusursuz bir yol arkadaşı olan Aysen'e,
Sevgilimin ailesinin soruşturmalarında bana iyi referans vererek aşk hayatımı kurtaran Namık Bey'e,
Çok görüşemesek de arkadaşlıklarını hiç esirgemeyen Fatih, Özlem ve Merve'ye, Edebiyat denemelerime yürekten destek verip beni gaza getiren Niven'e,
Taaa lise yıllarından hatırladığım sıcacık dostluğunu yıllar sonra Teknosa'da karşılaştığımızda da esirgemeyen Berna'ya,
Mutlu ve sıkıntılı anlarımı paylaşmaktan hiç geri durmayan, roman denemelerime konu mankenliği yapan, dostluklarını hayatım boyunca hiç unutmayacağım, hiç kaybetmemeye çalışacağım Fatma'ya ve Şeyda'ya,
Hayatımda gördüğüm en zeki adamlardan biri olan, ülke gündemini günbegün bana taşıyıp en moralsiz günlerimde bile dünyadan kopmamamı sağlayan, en önem verdiği konulardaki alaylarıma bile göğüs geren, şakalarıma katlanmakla kalmayıp katılan, masa tenisinde bana hep yenilip moralimi düzelten, dostluğunun içimi ısıttığı Salih'e,
En özel konulardaki dertlerimi ve heyecanlarımı paylaşan, benimle üzülüp benimle gülen, hiç bozulmayan morali, hiç kaybolmayan neşesi, sevimliliği, güzelliği ve iyiliğiyle gerçekten hayatı daha çekilir kılan Sevcan'a,
Beni uyumsuz giyinişime ve tembellikle dolu bir iş geçmişime rağmen işe alan, iş görüşmesinden başlayarak son günlere kadar devam eden şakalarıma, esprilerime katlanan, inişli çıkışlı ruh halime sınırsız bir sabır gösteren, projenin tam başında yanlız bırakma girişimim gibi bir sürü olumsuzluğuma rağmen ağzından tek kötü laf duymadığım, iyi bir dost, iyi bir iş arkadaşı, çalışanlarına sonsuz destek veren ve onları onore etmekten hiç kaçınmayan iyi bir müdür olduğunu düşündüğüm Önder'e,
Sonsuz teşekkürler.. İyi ki varsınız..
|