Manşetler Bizden
Haberler
AAL'den Kameraya
Yakalananlar
Yazıp
Çizdiklerim
Sizin İçin
Seçtiklerim
Röpörtajlar Gündemden
Düşenler
Blog
Hakkında

Argın'dan Küba Notları


Argın Aytaç...

 

Depeyi’nin yazılarında bahsi geçen “plaza” ortamlarının törpüleyemediği sevgili arkadaşımız.

 

Her karşılaştığımızda, gündemindeki “alışılmadık” konularla bizi şaşırtan, şan kursu alan, gitar çalan, her hafta, hatta her akşam mutlaka bir eş dost ortamına randevusu olan, tatilini illa ki Olimpos’un tahta evlerinde yapan, paylaşacak illa ki birşeyleri olan, ve bunları bitinceye kadar paylaşmaktan geri durmayan, türünün son örneklerinden, çoğaltmaya bir türlü ikna edemediğimiz, kız beğendiremediğimiz sevgili dostumuz.

 

Bir gün karşılaştık. Ve öğrendik ki, kışın ortasında izin alıp, dört kafadar Küba’ya gitmişler. Yok, yok. Beş yıldızlı otellerde geçen, Kübayı otobüs penceresinin ardından izleyen, “freeshop”tan havana purosu alıp dönen bir gezi değil bu. Başka türlü bir şey. “Kübayı iki hafta gezdim” denilen türden değil yani. “Küba’yı iki hafta yaşadım” denilecek birşey.

 

Biz tüm bu yaşananları sorguya çekercesine anlattırdıkça, upuzun bir hikaye oluştu. Bu yüzden de bu keyifli röpörtajı, üç bölümde yayınlamaya karar verdik.

 

İşte birinci bölüm. İşte hazırlıklar ve Küba’dan ilk izlenimler.

 

***


Selam Argın. İşe en başından başlayalım müsade edersen. Nerden çıktı bu Küba işi?

 

Biraz ironik belki ama Küba fikri, ABD’nin olmaz olası başkanı George Bush’un 2004’te İstanbul’a gelmesi sayesinde ortaya çıktı diyebilirim. O sene hatırlarsanız Şişli Taksim civarlarında kuş uçmuyordu, o bölgeye girişler yasaktı. Bu sebeple o bölgedeki çalışanlar zorunlu olarak tatile çıkmışlardı. İşte onlardan biri olan, aynı zamanda Küba’ya gitmenin de fikir annesi olan Ceyda ile tatilde, Olimpos’ta tanıştık.

 

Bu tanışmadan bir sene sonra, bir arkadaşımın terasında düzenlediği partide, Mısır’da dalış planları kurarken, Ceyda yanımıza geldi ve “boşverin Mısır’ı, hadi Küba’ya gidelim” dedi. O gece, terasta, konuşmaya şahit olan dört arkadaş, Yeşim, Ceyda, Şeyda ve ben, “tamam” dedik ve Küba’ya gitmeye karar verdik.

 

Oldukça fakir ve kimi ülkeler tarafından “terörist” ilan edilen bir ülkeye, o kadar uzun ve pahalı bir yolculuğu yapmak için çabuk ikna olmuşsun. Nedir bu işin sırrı? Arkadaş hatırı mı?

 

Aslında “Neden Küba?” sorusunun cevabı çok basit. Az çok Küba hakkında birşeyler okumuş ya da TV’de birşeyler seyretmiş birileri mutlaka görmek isteyecektir diye tahmin ediyorum. Herşeyden önce Che Guevara’nın halkıyla beraber destan yazdığı ve efsaneleştiği topraklar bu topraklar. Halkı emperyalizme karşı dimdik ayakta durabilmiş. Bu anlamda yakın tarihimiz ve atalarımızla ortak yanları var. Fakat bedelini maddi olarak ödüyorlar. Ambargo ülkesi Küba. Ve maalesef bu güzel ülkeye düşmanlık eden ülke de dünyanın en güçlü ülkesi olan komşuları ABD.

 

 

Aslında ABD’nin bir başka ambargosu da, turistlerle ilgili bildiğim kadarıyla. Küba’ya giden turistleri ABD’ye almıyorlar, biliyor muydun?

 

Evet. Ama Küba’lılar bu durum karşısında da ayakta durabilmeyi başarmışlar. Bize vize verirlerken pasaporta vize basmıyorlar, başka bir kağıtta veriyorlar. İğrenç bir durum bir yandan. Ama öte yandan, bu ambargo sayesinde, bütün dünyada yokolan bir yakın tarih, hala yaşanıyor adada. İşte biz de, bu gururlu duruşu hissetmeye ve bir anlamda da bu ülkeye destek olmaya gittik.

 

Anladığım kadarıyla Küba hakkında bir parça bilgin vardı. Gitmeden önce hayalini kurduğun şeyler oldu mu?

 

Beklentiler oluşuyor elbette. Ağırlıklı olarak tek isteğim vardı, eski bir araba kiralamak ve o arabayla Küba’nın hertarafını, köyünü, kentini dolaşmak. Ve buradaki insanlarla konuşmak. Bir de kadınların çok güzel olduğunu duymuştum, merak ediyordum doğrusu. :)

 

Üç arkadaşının ismi geçti. Yeşim, Ceyda ve Şeyda. Üç kız, zor olmadı mı? :)

 

İtiraf etmeliyim ki, biraz ağır geldi iki hafta boyunca. Ama sonraları düşündükçe, hep tatile çıkılabilecek en güzel topluluklardan biriyle gittiğimi söyledim kendi kendime. Hala da bu fikirdeyim. İçlerinde ilk defa yurtdışına çıkan sadece ben vardım. Şeyda bir yıla yakın Hindistan’da yaşamış bir kişi, işi gereği de sıkça geziyor yurtdışında. Yeşim de bir dönem Hindistan’da Şeyda’nın yanına gitmiş, öncesinde de ABD’de okumuş birisi. Ceyda da işi gereği yurtdışına gidip geliyor. Ekipte yurtdışı tecrübesi sağlamdı yani. Son dört günde aramıza bir kişi daha katıldı, Okan. Gezi öncesi Küba konusundaki araştırmalarda çok çalıştı herkes. Bu açıdan da çok sağlam bir ekip olduğumuzu söylemeliyim.

 

Ne tür hazırlıklar kastettiğin?

 

Bir kere İspanyolca öğrenmeye başladık. Dediğim gibi, köyüne kadar gitmeyi, ve insanlarla konuşmayı planlıyorduk. Ciddi vakit ve emek ayırdık bu işe. Ve geziden önce, çat pat birşeyler konuşma aşamasına gelmeyi de başardık. Turla gitmeyeceğimiz, otelde de kalmak istemediğimiz için kendi aradığımız türden kalacak yerler araştırdık. Özellikle ilk gece, 31 Aralık 2005 gecesi yani yılbaşı saat 20:00 gibi oraya varacağımız için, ilk akşamı organize etmek çok önemliydi. Ceyda bu yönde bir çalışma yaptı, internetten yer ayarladı. Yeşim ve Şeyda da gezilip görülecek yerler, dalış yapılacak yerler gibi araştırmaları yaptı. Bendeniz de bir sırt çantası satın aldım kendime. :)

 

Otelde kalmadınız, peki ne yaptınız?

 

Sadece üç yer hariç hep ev pansiyonlarda kaldık. O üç yerde de mecbur kaldık çünkü ev pansiyon bulamadık.

 

Ev pansiyon?

 

Kapısında yeşil yazıyla “Arrendador Inscrito Divisa” yazan evler. Kocaman bir A harfi dikkatinizi çekecektir. Böyle evlerin kapısını çalıp “yer var mı?” diye sorabiliyorsunuz. Devlet kontrolünde olan bu evlerin en az birer banyolu odaları var. Tertemiz. Buralarda kaldık ve bu sayede Kübalılar’la daha içli dışlı olma şansını yakaladık. Geceliği hemen hemen 10-12 euro civarındaydı.

 

Sokakta euro kullanılıyor anladığım kadarıyla Küba’da?

 

Yok, aslında pezo. Aşağı yukarı euro ile değeri aynı olduğu için öyle söyledim. Ama bu pezo,  Kübalıların kullandıklarından değil. Değiştirilebilir pezo gerçek ismi. Kübalıların pezosunun tam 24 katı değerde.  

 

Anladım. Pansiyonlardan bahsediyordun. Ucuz yerler anladığım kadarıyla?


Evet. Dahası, isterseniz 2-3 pezo daha verip kahvaltı da yapabiliyorsunuz. Bol taze meyve ve meyve sulu kahvaltılardan bahsediyorum. Tropik meyveler ve taptazeler. Kahvaltılarda yumurta ve meyve ağırlığını koymuş durumda. Sadece bir otelde poşet çay gördük. Orda herkes Küba kahvesi içiyor bol bol. Filtre kahve kıvamında ama bizimkiler gibi küçük fincanlarda içilen koyu kahveden bahsediyorum. Memlekette alışageldiğimiz zeytine orada hiç rastlamadık. Peynirlerini de açık söylemek gerekirse pek beğenmedim :)

 

 

Ama pansiyonları beğendin. Temiz ve titizler sanırım?

 

Kesinlikle. Devletin çok sıkı kuralları var. Öyle istediğiniz yerde kalamıyorsunuz. Yasaklar var. Yani bir evin tek odası var diyelim. 2 kişilik. Parasını verseniz bile 4 kişi kalamıyorsunuz, sıkı kontroller olabiliyormuş. Kural neyse uyulacak.

 

Memleketimizdeki bunca kuralsızlıktan sonra huzur bile verebiliyor bu sıkı kurallar. Eee, nasıl geçirdiniz yılbaşını Küba’da?

 

Yılbaşı gecesi, yani ilk gecemiz tam bir felaketti. O gece, biraz tehlikeli bir sokakta dolaşıyorduk. Saat sabahın üçü. Sadece yüz metre yürüdük pansiyondan dışarı, ve soyulduk. Biz şok içinde geriye dönerken yolun yarısında bir kere daha soyulduk. Her ikisi de kapkaç şeklindeydi ve aynı kişilerdi. Üçüncüye de yeltendiler ama son anda daldık pansiyona.

 

 

Offf. Kötü başlamış gezi. Ne yaptınız peki?

 

Aslında başımıza gelen tek kötü olay o oldu. Ama o gece öylesine korkmuştum ki, geri dönme kararı aldım. Ama sabah olup da biraz gün ışığında dolaşınca fikrim değişmeye başladı. İyi ki de eve erken dönme kararımdan dönmüşüm. :)

 

İyi ki. Herneyse, nasıl bir güzergah izlediniz Küba’da?

 

Havana’dan başladık tatile. Dört gün kadar kalıp ülkenin batısına doğru yöneldik. Sonra oradan orta bölgelerin güneyine ve takiben kuzeyine çıkıp tekrar Havana’ya döndük.

 

Şu bahsettiğin eski araçla mı yoksa?

 

Malesef.. Kiraladığımız araba 500 km’de yepyeni bir Hyundai Atos’du. :(

 

Hayallerindeki gibi olmadı yani. Peki diğer hayalin? Güzel miydi gerçekten kadınlar?

 

Kesinlikle söylüyorum ki, yok öyle birşey. Türk kadınların yerini hayatta tutamazlar. :)

 

***


Haftaya: Küba’da Hayat

 

argın aytaç, küba gezisi

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorumlar (18) :: Yorum Ekle

ANA SAYFA

2008-01-24 01:32:58 - cuba

Yazan: soy cubano soy poular
cuba da herşeyden önce devlete saygı duymayı ve devlete güvenmeyi öğrenmelisiniz arkadaşların başına gelen kapkaç olayına üzüldüm fakat polise bildirmişler mi burada hırsızlık cezaları çok ağır ama buraya gelen yabancıların(jamaika, portorico vb) kapkacına maruz kalmış olabilrler,DİKKAT. sevgi ile kalın.

2007-11-08 00:57:49 - iş

Yazan: cengiz
bende bu ay sonu iş için 14 aylığına kübaya gidecem bana ne çantamda neler olması gerektiğini nelere dikkat etmem gerektiğini söylersen sevinirim.şimdiden tşşkr cengizsanli73@hotmail.com

2007-03-15 23:04:09 - Abilerin Kralı gelmiiş :)

Yazan: Argın
Ne güzel şeyler yazmışsın abi böyle, teşekkürler.
arginaytac@gmail.com
Yazarsan sevinirim...

2007-03-15 22:36:37 - Argın Aytaç

Yazan: isimsiz
Ben Argın'ı ilk kez 9-10 yaşlarındayken tanımıştım. Yaşamla ilgili söyleyecek ve yapacak çok şeyi olan ama büyümeyi beklemesi gerektiğini bilen bir çocuk gibi bakıyordu insanın yüzüne. Yanındakine huzur veren, farklı bir çocuktu. Yıllar sonra 1990'lı yıllarda İstanbul'da tanıdım onu.Üniversite'de idi. Hala çok farklı idi. Söyleyeceklerine ve yapacaklarına az kalmış gibi bakıyordu bu kez. Şimdi tesadüfen burada buldum kendisini. Küba seyahatinin öyküsünü okudum ve hiç şaşmadım: tam Argın'a göre idi. Argıncım, büyük bir keyifle okudum. Kutlarım. Yanaklarından öpüyorum.Sevgiler. İrfan Kadiroğlu

2007-03-13 16:47:05 - Çağdaş Ciğerim

Yazan: Argın
1950 model arabalar bile bugün üretilmiş gibi taze orada. Bayat hiçbirşey yok :)

2007-03-13 16:22:08 - tropik meyveler

Yazan: çağdaş
Argın'ın ağzından Kübayı dinlemek son derece keyifli.. Anlamadığım nokta tropik meyvelerin tazeliğini nasıl anladınız? Daha önce aynı tropik meyvelerden yemiş miydiniz? Ağacından koparıp mi verdiler?
İkincisi Onur neden Küba'ya gitmedi?_ Gezi yazılarının bu kadar ucuza mal edilmesine karşıyım! Bizzat Onur'dan bir yurtdışı gezi yazısı bekliyoruz.
Ben ve arkadaşlarım bu konuda blog oluşturmaya karar verdik.

2007-03-12 21:36:48 - argına...

Yazan: hivran
yazdıklarınla kübayı yaşatıyorsun ellerine sağlık..bende mi gelmiştim:))

2007-03-12 11:33:16 - argınım selam...

Yazan: beyhan
Güzel ve cesaretli bir gezi olmuş.devamını bekliyorum....

2007-03-10 20:11:35 - merak...

Yazan: şeyma
çok güzel röportaj... bekliyoruz devamını merakla.....

2007-03-10 18:10:45 - .

Yazan: zehra
onurun ve senin elinize sağlık:)
güsel röportac olmuş.
CUBA yazan duvarın önündeki resminizi çok beğendim.



2007-03-09 15:57:48 - sevgili gitar hocam

Yazan: en yetenekli öğrenciniz
eline sağlık , enfes olmuş
diğer bölümleri merakla bekliyorum
sevgiler ...

2007-03-09 15:05:33 - Küba daykene

Yazan: cakcak
Yalnız arkadaşlara hatırlatalım çayın içinde çok tutarsak içine düşüyor ve hoş olmuyor.
Yaa şu Küba mevzuu ıyı oldu:))

2007-03-09 14:44:38 - Burçak mevzuu....

Yazan: Eti Burçak
benden ibaret, çaya batırıp batırıp yiyorlar, bıkmadılar bir türlü...

2007-03-09 14:42:19 - Küba daykene

Yazan: cakcak
Buunun ismini Azgının Küba maceraları yapsak:)) NEYSE şaka bi yana güzel olmuş . Aferimmmmm. Bir üst yorumu okudum , heyecanlandım. Valla nasıl oluyor şu Burçak keyfi?:))

2007-03-09 14:34:13 - Argın'ın Küba Maceraları

Yazan: Erdal DİNÇ
Argın ile çalışmış şanslı kişilerden biri olarak hikayeyi azda olsa küçük sohbetlerimizden hatırlıyorum...Ama yazılı olarak yayınlanması çok güzel:))))Eski günlere geri döndüm...Argın birgünü gelde Burçak keyfi yapalım yaw:)))Sevgiler

2007-03-09 14:26:56 - gezı yazısı

Yazan: isimsiz
bu kadar kısa sürede Küba yı anlatacak bu malzemeyi bulabilmeniz ilginç geldi bana. Devamını okuduğumda karar vereceğim.
Neyin derseniz o na da ben karar vereceğim.

2007-03-09 14:22:41 - Küba

Yazan: Argın Aytaç
Biz teşekkür ederiz. Devamında epeyce bir bilgi bulabilirsiniz, 3 bölümü de okuyun bence o zaman.

Sevgiler,
Argın Aytaç

2007-03-09 02:13:22 - teşekkürler

Yazan: kutular
Gezi anılarını okumayı çok severim.İyiki yazmaya başlamışsınız

onur uysal / onuruysal resmi web sitesi

Onur da Kim?

Onur'a Mail Gönder


Son Yorumlar

Süheyla Uysal
yasamin icinde günesin ortasinda olmak icin ileriye cikin!
Helal Olsun
Hata var
YanLış...
hayat dolu
cuba
viva cuba libre
kuba
Kuba

Mart'ta En Çok Okunanlar
(31.03 itibariyle)

1. Küba Notları 513
2. Buzda Dans 351
3. Canlı Yaşamında.. 330
4. Küba Notları II 267
5. Mavi Gözlü Dev.. 203
6. Kim Ne Dedi? 188
7. Küba Notları III 171
8. Kimler Geliyor? 166
9. Film Kutusu 162
10. Buluşmadan.. 153