Manşetler Bizden
Haberler
AAL'den Kameraya
Yakalananlar
Yazıp
Çizdiklerim
Sizin İçin
Seçtiklerim
Röpörtajlar Gündemden
Düşenler
Blog
Hakkında

Argın'dan Küba Notları II


Geçen hafta yayınladığımız ve hazırlıklar ve ilk izlenimlerden oluşan Argın'ın Küba Notlarının birinci bölümünün ardından, röpörtajın ikinci kısmını yayınlıyoruz. Bu bölümün başlığı: Küba'da Yaşam.

 

Küba'yı otel odalarından, otobüs pencerelerinden değil, bizzat insanlarla aynı evlerde yaşayarak, aynı barlarda dansedip gitar çalarak, aynı sofrada karın doyurarak gezen dostlarımızın, Küba'da yaşama dair notlarını yine soluksuz okuyacağınızı düşünüyor, sözü fazla uzatmadan Argın'a bırakıyoruz.

 

* * *

 

Argın, Kübalılarla tanışmak, konuşmak istediğini söylemiştin. Yapabildiniz mi?

 

Tabii ki. Amacımız da zaten buydu, bu yüzden aldık sırt çantalarımızı ve bastık gittik. Niyetimiz bu olmasa belki daha kolay bir yöntem olabilecek olan turla gitmeyi falan denerdik. Kübalılar’ın evlerinde kalmamız onları yakından tanımamızı sağladı. Fotoğraflarda da gördüğünüz eski binalarda kaldık, onlar ne yiyorsa ondan yedik.

 

Peki, izlenimlerini alarak başlayalım o halde. Neler söyleyebilirsin Kübalıların yaşamları hakkında?

 

Çok sade bir hayatları var. Lükse sahip değiller. Ama içlerinde çok zenginleri de var, henüz çözemedim nereden geliyor bu değirmenin suyu. Aralarında yurtdışına kaçmış akrabaları olanlar varmış, sanırım bunlar para gönderiyorlarmış. Tam bilmiyorum, yorum yapmak istemem. Ama salt komunizm yok bu ülkede.

 

Neler var başka?

 

Daha önce anlatmıştım. 1 Turist parası = 24 Kübalı parası. Ortalama bir Küba’lı 240 Pezo maaş alıyormuş, yani hemen hemen 10€. İşte bu adaletsizlikten dolayı sadece turistlere çalışan bir sürü restoran ve bar var. Bunu görmek iğrenç. Ancak öte yandan da düşünüyorsunuz ki paraya ihtiyaçları var ve turizm oldukça sağlam bir gelir kaynağı adamlar için. O yüzden görmezlikten gelmekten başka bir çaremiz kalmıyordu ancak gerçekten çok üzücü bir durum. :(

 

Turizmden geçinen çok anladığım kadarıyla?

 

Evet, hem de çok. Barların tuvaletlerinde para kesiyorlar mesela. Her tuvalete gittiğinizde para vermek koyuyor bir müddet sonra. Elinizdeki bozuk paraları veriyorsunuz ne verdiğiniz aslında önemli değil. Birgün kuyrukta beklerken bu görevlinin yanına oturdum. İngilizce bildiği için konuştuk, öğretmenmiş. Benim annem de öğretmendir bu sebeple ekstra saygı ve ilgi duyarım her zaman öğretmenlere. Burada tuvalete bıraktığımız paraların onlar için ne kadar önemli olduğundan bahsetti bana. Sanırım gitgide hayat şartları zorlaşıyor onlar için.

 

O zaman pansiyon sahipliği baya gözde olmalı? 10-15 turist parası demiştin kişi başı?

 

İnsan öyle bir hisse kapılıyor önce. Öğrendik ki her ay hiç iş yapmasalar bile 2 kişilik bir oda için 200 turist parası kadar para devlete vermek zorundalar. Yani 10 gecelik para aynen devlete. Geri kalan paranın da hepsini yiyemiyorlar çünkü devlet bankasına yatırdıklarında sanırım %30 vergi kesintisi oluyormuş.

 

Argın Aytaç

Parayla başladık hayatı anlatmaya, herkesin moralini bozacaz. Başka neler var Küba’da?

 

Haklısın. Aslında pek çok güzel şey gördük Küba’da, bizim pek alışagelmediğimiz. Örneğin müzik. Sokakta yürürken evlerden bangır bangır salsa sesleri geliyor ve bir bakıyorsunuz ki dört beş kişi bir araya gelip salsa dansı yapıyorlar. Hepsi salsa yapabiliyor zaten. Okulda öğreniyorlarmış. Öğrencileri bir görseniz, gözleri ışıl ışıl. Çok da güzel üniformaları var.

 

Başka neler oldu sokaklarda ilgini çeken?

 

Kadınların rahatlığından bahsetmeliyim. Giyim kuşamda kapalı olmak ya da kilolu olmak dert değil onlar için. Havana’da sanırım daha da rahatlar, ama şunu söyleyebilirim ki Küba’nın hemen hemen heryerinde; ki bunlara köyler de dahil, giyim kuşam çok fazla değişmiyor. Devlet memureleri de halk da mini etek giyiyor.

 

Pek bize benzemiyor anlaşılan. :(

 

Hem de hiç. Küba’da insanların kıyafetleriyle ya da vücutlarıyla uğraşmıyorlar. Anlattığım bu rahatlık kesinlikle ahlaksızlık olarak düşünülmemeli. Kadınların bu rahatlığı öyle boyutlara varmış ki özellikle 40 yaş ve üstü gruptaki kadınların 5’te 1’i gibi bir oranda bıyıkları var. Evet, almıyorlar bıyıklarını. Bir bakıyorsunuz kocaman kalçalı bir kadın bembeyaz ince bir tayt giymiş çarşıda alışveriş yapıyor. Kimse dönüp de bakmıyor, tabii bizim dışımızda. :)

 

 

Mojito getirmiştin gelirken. Gerçi bize kalmamıştı ama. İçkiyle araları nasıl Kübalıların?

 

Bol bol ron içiyorlar. Havana Club markalı ronları var. El Ron de Cuba. Mojito da aslında bununla yapılıyor ama Türkiye’de barlarda gördğüm kadarıyla epeyce şekil şemal değiştirmiş bizim “mohito”lar. :) Başka içkiler de var. Canchanchara gibi bir kokteyl içtik mesela ki bu da yanlış hatırlamıyorsam ronla yapılıyor. Bucanero isimli bir biraları var, çok sevdik biz. Yemeklerde bol bol götürdük bunlardan. :)

 

Sahi yemekler nasıl?

 

Çok ucuz. 7-8 avroya istakoz ya da karides yiyebiliyorsunuz. Timsah eti bile yiyorlar. Biz de tadına baktık. Bir de pansiyonda bize yaptıkları siyah fasülye ve pilav ikilisi çok fena bir ikili, söylemeden edemeyeceğim, düşündükçe hala ağzımın suları akıyor.

 

Sanırım 3-4 yıl oldu. Otobüs Durağı adında bir film seyretmiştim Küba’da geçen. Yakınlarda yine oynadı. Otobüs bozulunca sanırım birkaç gün mahsur kalmıştı insanlar ufak bir istasyonda. Ne diyorsun, abartmışlar mı?

 

Malesef doğru. Ulaşım sistemi çokmüş Küba’da. Öğrendiğimize göre şehirlerarası yolda biletler 3 ay önceden bitiyormuş. Yani hadi ben biryere gideyim dediğinizde yer yok. Bu sebeple yollarda otostop çeken çok insan var. Biz de turumuz sırasında ayrı ayrı zamanlarda sanırım 4-5 kişiyi arabamıza aldık. Yolda kamyonlar duruyor ve insanlar kasasına binip ayakta seyahat ediyorlar. Mesela düşünsenize Anadolu’da bir yolda kamyonun kasasında mini etekli bir kadının ayakta tutunarak seyahat ettiğini. Küba’da olağan görüntüler bunlar.

 

Hatta bir tanıdığımızın arkadaşı, başka bir şehirden kız alacağı, yani düğün yapacağı için herhangi bir aksilik olmasın diye 3 günlük üstüste her gün için biletler almış zavallı.

 

Yaaa? Yoksa düğüne siz de mi gittiniz?

 

Yok hayır. Düğün görmedik. Ama iki düğün konvoyuna şahit olduk. Gelin arabasını anlatmalıyım. 1950 civarlarından bir model üstü açık spor bir araba düşünün. Pembe renkli. Gelin ve damat arka koltugun sırt yaslanılan kısmının üzerine oturmuşlar, yani bagajın üzerinde sayılırlar ama ayakları arka koltukta. Gelinlik, super mini bir etekle modellenmiş. Ve bu şekilde Havana sokaklarında salsa çalarak “biz evlendik” edalarıyla araba üstünde dolaşıyorlar.  Rüya gibi bir görüntüydü, umarım canlanmıştır gözünüzde.


Bu eski arabalardan heryerde var sanırım? Baya bir fotoğraflarını çekmişsin.

 

 

Evet, gerçekten, Küba’nın her yeri eski arabalarla dolu. Bunların arasında pastel renkli rüya gibi arabalar da var, şu düğün konvoyunda gördüğümüz türden, hakikaten dökülen arabalar da.

 

Sokaklardaki bir başka ilginç ve eski şey de taksiler. Bizim, küçükken pırpır dediğimiz cinste, 3 tekerlekli motorlu sarı taksiler. “cogo” taksi diyorlar, 2 kişi taşıyabiliyor. Bir tanesinin arkasında aynen şu yazıyordu, çok sevmiştik: “Rent a fantasy” 

 

Bunlar turistler için sanırım. Kübalılar ne  kullanıyor ulaşım için?

 

Havana’da “camiones” adı verilen tırdan bozma otobusler vardı. Hep tıkış tıkış yolcu oluyordu içinde.

 

Bir de bisikletli ulaşım var. Benim kafamda daha ziyade uzakdoğuyla bütünleşmiş olan bu bisiklette de iki kişi taşınıyor arkadaki bölümde, bir kişi de bisikleti kullanıyor.

 

Fotoğraflarda hep az katlı eski binalar görünüyor. Küba’nın her yeri böyle mi?

 

Biz daha çok o tür yerlerde yaşadık. Ama heryer öyle değil. Mesela Havana’nın sahil kesiminde yani Malecon’da denize paralel bir sahil yolu var ve bu yolun kenarında özellikle Prado civarlarında birçok apartman var.

 

Denize nazır evler ha? Küba’nın zenginleri de oralarda mı oturuyor?

 

Bizde olsa öyle olurdu, di mi? Ama anladığımız kadarıyla orada böyle değil. Oturanlar hiç de zengin değiller hatta evlerin dışarıdan görünümüne göre fakir oldukları bile söylenebilir. Bol rüzgar alan bir bölge orası. Bu yüzden soğuk oluyor diye mi böyle bilemiyorum.

 

Evlerin içindeki yaşam nasıl peki?

 

Evler dediğim gibi eski. Ama bizim kaldıklarımız hep geniş evlerdi, çünkü ailecek orada oturuyorlar. Diyelim ki ailenin çocuğu evlendi, çocuklar yeni bir eve çıkamıyor, ya kız tarafında ya da erkek tarafında oturmak durumunda kalıyorlar. Bu sebeple içiçe yaşıyorlar.

 

Heryer içgüveysi dolu yani? :)

 

Az değildir herhalde, ben gerçi çok görmedim ama sonuçta kac tane eve girip çıktım ki? Ama sanırım evlenmeden birlikte yaşayanların da sayısı az değil. Tabii evlenmeyince içgüveysi de sayılmazlar, di mi? :)

 

Evlendikten sonra aynı içiçe yaşam sürdüğünden mi evlenme ihtiyacı duymuyorlar diyorsun?

 

Hem o sebepten hem de devlet garantisinde oldukları için muhtemelen. Kaldığımız bir evdeki ailenin çocukları olmuştu ve evli değillerdi. Objektif düşünecek olursanız eğer hak verebilirsiniz. Evlilik ve sonundaki muhtemel ayrılık sosyal güvence açısından çok birşey farkettirmiyor orlarda.

 

 

Bizim birkaç kuşak öncesinin yaşamlarına benziyor sanki?

 

Ben de benzer bir hisse kapıldım. Ev yaşamlarına dair bir başka ilginç şey de, hemen hemen bütün evlerde sallanan sandalye olması oldu. Balkon ya da avluda sallanan sandalyede oturmak sanırım hayatın bir parçası orada. En azından bizim için böyle oldu. Sallanan sandalyelerde puro içtik, ananas yedik, kahve içtik ya da seyahat günlüğü tuttuk.

 

Kübalılar gibi yaşadınız yani?

 

Evet. Bir başka ortak noktası da Kübalıların, evde süs köpeği beslemeleri. Bunların dışında da başkaca bir lüksleri yok zaten. Sade bir yaşam sürüyorlar evlerinde. 3-4 kanallı TV yayınları var. Yanlız gördüğümüz tüm evlerde, eşyalar altalta, üstüsteydi. Eskilerini pek atmıyorlar anladığım kadarıyla. Yeni eşya da çok almıyorlar zaten.

 

Sporla araları nasıl? Boks, voleybol gibi birkaç dalda dünya çapında sporcuları var Küba’nın?

 

Benim tek dikkatimi çeken beyzbol oldu doğrusu. Sanırım beyzbol oyunu Küba’dan gitmiş ABD’ye. Adanın her yerinde beyzbol oynayanlar var. Bir Pazar günü kırsal bir bölgeden geçerken, yöre halkının beyzbol oynadığını gördük. Kadın ve çocuklar da izlemeye gelmişti onları. Bir lig havası yoktu, formalı değillerdi, sanki mahalle maçı kıvamında bir haftasonuydu. :)

 

* * *


Haftaya:

Küba’da Turist Olmak

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorumlar (9) :: Yorum Ekle

ANA SAYFA

2009-07-13 13:10:35 - yasamin icinde günesin ortasinda olmak icin ileriye cikin!

Yazan: isimsiz
NEJAT ETEMİN TORUNLARI
1920’de Mustafa Supi ve 14 arkadaşı Karadeniz’de katledildikten sonra Avrupa burjuvazisinin emir uşağı olarak yeniden örgütlenmek için Nejat Etemin komutasına verilen TKP, yeniden örgütlenmeye başlandı. Böylece, Komünizmin neferi TKP, Avrupali konturgerila emperyalizmin kendisine yeni uşaklarla sovyetlere gönderebileceği uşaklar yaratmış oldu.Aynı zamanda, yeni kurulan ve kendisine fazla yakin olmayan bir ülkeyi denetim altına almak için her tarafından kuşatma altina almak gerekliliği ve Türkiyenin, Avrupa eksenli cercevede gelişim saglaması için sadece Türk devletini kendine bağımlı kılmak yetmeyecektir.Aynı zamanda, halkını kendisini ve örgütlerinide teslim alarak gerekiyor.Bundan kaynaklı, Avrupalı emperyalistler ve Kemalistler birlikte, Komünist önder Mistafa SUPİ ve 14 yaldaşını karadeniz sularında vahşice katlettiler..

15 komünist katledikten sonra, Avrupalı emperyalistler, Kemalistler ve Nejat ETEMİN TKP’si birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı.60’lara geldiğinde, gençlik önderleri, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve yoldaşları, Avrupalı konturgerilla emperyalistler ve Kemalistlerden kopuşu simgeleyen volkan oldu.Volkan patladıktan sonra lavlari, Türkiyenin dört bir tarafına ulaşti.Devrimçi örgütleri ve halkı saran Tam Bağımsız Türkiye çığlıkları her yerde yankılanıyordu.Gençlik önderleri katledilden sonra, 70’lerin ortalarında, yeniden konturgerilla emperyalizmine bağımlı hale gelen ‘devrimci örgütleri’, konturgerilla emperyalizmin Türkiyedeki şişen balonun sipobu oldular.Emperyalizmin kuklaları, sadece devlet erkinde değil halkın içine’de yerleştirilmiş oluyordu.Bir yanda konturgerilla emperyalizmi tarafsiz kalan halkı aldatmak için sis bambardınına tutarken, bir diğer yandanda, Tam Bağımsız Türkiye diyen Komünist, Devrimci ve İlerici Demokratların bir bölümünü şiş bombası kullanarak etkisiz ederken, bir diğer yandan, bu uşaklığı görüp, karşı çıkanlarıda yaşam tehtidiyle susturmaya çalışmaktadır.

Sahte MLKP, sözüm ona tüzügünde, faşizme, konturgerilla emperyalizmine ve her türden gericiliğe karşı oldugunu ilan etmektedir.Ama gerceler buna kilo metrelerce uzaktir.Sözüm ona kendisine yapılan operasyonları, faşizmin kendisine yönelmesi olarak kamo oyuna yansıtmaktadır.Ama gercekler buna cok uzktır.Kendisine yapılan oparasyonların; itirafçı MLKP kadroları ve önderliği tarafından yüz binlece Euro’ya Avrupalı konturgerilla emperyalizmine, kendilerini satarak gerceklestiriyorlar.Bunu Avruplı kontrgerilla emperyalistlerinden, Türk kontrgerillasına verilen tavizler üzerine ihale ediliyor.Bu ihale özeleştirme ve ABD konturgerilla emperyalizminden uzaklaşıp kendisine daha çok emir eri olmasi dahilinde kullanılıyor.Buda sözüm ona sosyalizmin çikarları için yapılıyor.Bu tamda, Komünüst önder MUSTAFA SUPİ ve 14 yoldaşın ölümünden sonra, Nejat Etemin Avrupalı kontrgerilla emperyalizmin yüklediği rolü üslenerek, faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme karşı şişen tepkiyi sönümlendirmek için sipop rolü miyonunu yuklemiştir.

Sahte MLKP’nin kurulmasinda bir yıl sonra gelişen Gazi ayaklanmasının yaratılması ihalesinde, baş role sahte MLKP konarak faturalanmıştır.Avrupalı konturgerilla emperyalizmi, Türkiyede gelişen tekiyi sönümlendirmek için Türkiye kontrgerillasıyla masaya oturan avrupalı konturgerilla ve ABD konturgerillası, olayları çıkarması için ihaleyi Türkiye kontrgerillasına ihale verildi.Türkiye kontrgerillasıda, bu işi Çatli ve ekibine fatura edildi.Böylece Türkiyede şişen balonun havası alınarak, kontrgerilla emperyalizmin isteği doğrultusunda gelişim sağlamaktır.Aynı zamanda işçi ve emekçilere, ülkelerini parsel parsel satılmasına karşı, satış yapıldığı dönemlerde cılız bir karşı koyuşu örgütleyerek daha sonrası daha büyük bir patlama olmasın diye, balonun sürekli havasını almak gerekiyor.Aksi taktirde bir çok kez devrimin eşiğine gelmiş Türkiyede, bir devrim patlak verebilirdi.Bu patlamayı önlemek için dönem dünem irili ufaklı basınçlarla, siboptan hava almak gerekiyordu.Türkiye her an
Patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor. Kontrgerilla emperyalizmin elinde, bu bonbayı patlatmak için çok iyi müdafa etmek gerekiyor.Konturgerilla emperyalizm ne kadar çaba harcarsa harcasın, O bomba bir gün emperyalizmin elinde patlayacaktır!
İŞÇİLER
İşçiler her gün maaşınız dışında zamlar hat sayfaya ulaştı.Sendikal haklarınızın gaspediliyor.Sarı sendikalar sizin haklarınızı değil, patron sendikası gibi çalışıyor.Her geçen gün yaşam sıtandınız hortumlanıyor.Normalde çalıştığınız ilk hafta bütün maaşınızı ve masraflarınızı çıkarırken geriye kalan üç haftayı patronlara ve üyesi olduğunuz sendikaya verilen rüşvete çalışıyorsunuz.Aylenizin hakkı olan daha rahat kşullarda yaşamayı, bir başkası gaspediyor.Ama işsiz kalan bir işçinin çocuğuna götürecek bir ekmek parası için yolları arşınlarken, sendikalara verilen aydatlarınız, sedika patronlarının, sizin verdiğiniz aidatlarlan çocuklarını en iyi okullarda okutmalarına ve sizi vahşice sömürüsüne bir dur demenin zamanı geldi’de geçiyor.Bu gidişe artık bir dur diyelim.İlerici diye billdiğiniz sendikacılar bile sizleri sokağa çıkarıp, kontrgerilla emperyalistlerden ne kadar daha çok para koparırız, diye hesaplar yapıyorlar.Bu gidişe dur demenin zamanı geldi.Bunun için gerçekten sizleri savunan, GERCEK/MLKP saflarında, işçi sınıfının gerçek kurtuluşu olan, sosyalizm için mücadeleye girerek, güneşi avuclarımızdan, gökyüzüne yükselterek, gerçek kurtuluşu sağlayın.Sendika patronlarını, elinizin tersiylen, bir kenera iterek, sendikaların gerçek sahibi olan siz işçilerin taleplerini savunacak, işçilerin güvenilir ellerine bırakın ve gerçek işçi temsilcilerini sendikaların yönetimlerine getirerek, sendikalrı işçilerin gerçek mevzisi olarak yeniden örgütleyelim.Kutup yıldızından ışık damıtarak, sosyalizme olan özlemi haykıralım.Bir elimizde MUSTAFA SUPİ, ile STALİN diger elimizde MARX ile LENİN taşıyarak sosyalizm talebini daha güçlü haykıralım.Haykırışlarımız faşizm ve kontrgerilla empeyalizmi için ölüm çanı çalsın’ki Faşizm ve kontrgerilla emperyalizmi ölüm kabusları görsün, gece olmasın diye dua ede dursunlar.Gün hiç batmayacaki, zifiri karanlığı, gün doğmadığı bir sistem olan sosyalizm için gün dogacak!


GENÇLER
Gençler her gün okullarında, saldırıya uğrayanlar.Ayağa kalkın ve haykırın, bizler kontrgerilla emperyalizmin, faşizmin ve kontra örgütlerin emir eri değiliz.Bizler birileri para kazansın diye saldırıya uğramak istemiyoruz.Bizler gerçekten sosyalizmin uğruna mücadele ederek, gençlik öderlerimiz DENİZ, İBRAHİM ve MAHİR’in izinde yüreyeceğiz.Bizler faşizme, kontrgerila emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe kaşı ayaktayız; ayakta olacağiz.Bizler geleceğin temsilcileri olarak, geleceğimizi haraç mezat sattırmayacağız.Kendi gerçek gücümüzün farkında olarak, geleceği biz kazanacağız.Okullarımızda yapılan saldıralarda, birileri para kazansın diye ölmeyeceğiz.Kendi geleceğimize sahip çıkarak, güneşten damitarak yaşamı, gökkuşağının altında sörf yapacağız.Güzel günleri avuclarımızın arasından, kimse söküp alamaz.Avuçlarınızdaki güneşi gökyüzüne kaldırın ki, gökyüzüyle birleşip faşizm ve kontrgerilla emperyalizmine kan ter içinde intihara sürüklesin’ki , yaşamı saran hırçınlığıyla, tarihin çöplüğüne göndereceğiz!GERCEK/MLKP’ye güçverin onlara diz çöktürelim!
KADINLAR
Her gün kocalarınıza ve çocuklarınıza hizmet etmek için canınızı dişinize takarak çabalayıp duruyorsunuz.Ama yinede toplumda çalışmıyor; eve para getirmeyen olarak muamele görüyorsunuz.Aynizamanda koca, arkadaş ve baba dayağı yemeden, güleriniz geçmiyor.Her ne konumda olursanız olun, ister ev kadını olun, yada iş kadını, isterse mücadelenin içerisinde olun.Sonuçta yaşadığınız benzer şeyler,Üzerine kurulu bir rulet oyunudur.Ev kadınları, bazıları yoğun bir şekilde şiddete maruz kaldıklarında kendilerini sığınma evlerine yerleşmek zorunda kalıyorlar.Ama gittiğiniz sığınma evleri, sizin Üzerinizden, kontrgerilla emperyalizminden on binlerce euro kazanıyorlar.Yaşadığınız sorunlardan kaynaklı, kadin kurumlarına gidiyorsunuz.Size danışmanlık yaptıkları için onlara kontrgerilla emperyalizminden oralara para akışı sağlanıyor.Kendi sorunlarınızı birilerine para kazandırmak için değilde, gerçekten sizin sorununuzla ilgilenen, sorunlarınız olduğu için, para kazanma karşılığında değilde,Sadece sizin sorunlarınız ve örgütlü bir güç olarak kendi haklarınıza sahip çıkmak için bir araya gelelim.Mücadele içerisinde olan kadınlar, gün aşırı gittikleri eylemlerde polis copuyla karşı karşıya kalıyorlar.Yada işkence hanelerde cinsel şiddetle (tecavüz) karşı karşıya kalıyorlar.Aynı zamanda, erkekleralarin cinsel ihtiyacını karşılayan birer meta olarak kullanılıyor.Metaların yerine sanki kadınları satıyormışlar gibi sattığı metanın önünde ifşa ediliyor.Her zaman önlerde yer buluyor.Reklamlarda en ön saflarda yer bulurken, toplum içinde ise sarı öküzden sonra geliyorlar.Dünyanın yarısı olan Kadınlarımızın gerçek yeri erkekle el ele yürüyen, dünyanın gerçek sahiplerinden biridir. .Güneşi emziren kadınlarımız,.GERCEK/MLKP’de bir araya gelerek, gerçek kurtuluş için mücadele edelim.İnsanlığın kurtuşu sosyalizmle mümkün, sosyalizm için bir araya gelelim.


YÜREĞİ FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SOSYALİZM İÇİN ATANLAR

Yaşamda gerçekten sosyalizm için olmak isteyen genç yürek sahibi genç insanlar, sosyalizmin hayat çiçek gibi açmasını isteyenler bir araya gelmeye ne dersiniz.Zifiri karanlık ve gıri renklere karşı bir arada olmak isteyenler, gerçek gücün farkında olmak için bir araya gelerek GERÇEK/MLKP saflarında bir araya gelelim ve Faşizme, Kontrgerilla Emperyalizmine, Siyonizme ve her türde gericiliğe karşı, kendi gücümüzün farkına varalım.İşçi sınıfı içinde gerçek sosyalistler olarak kendi misyonumuzu kuşanalım.Ülkemizde gelişecek devrime önderlik yapalım.Ülkemiz üzerindeki sis perdesini param parça edelim.Yeniden MUSTAFA SUPİ’lerin, DENİZ GEZMİŞ’lerin, IBRAHİM KAYPAKKAYA’larin, MAHİR ÇAYAN’larin yolundan ilerleyelim.Inadina Derim Inadina Sosyalizm diye haykıralım.
Gökkuşağının etrafında bir araya gelerek, güneşi içelim.Yaşam inadına haykırıştır.Bu haykırışa sende katıl, sende haykır.Gerçek haykırışı sende başar.Kontrgerilla emperyalizminin saflarında olan örgütlerden ayrıl, gerçekten faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe karşı mücadele içinde olan, GERÇEK/MLKP’nin saflarında mücadeleye katılarak, işçi ve emekçiler için kurtuluş mücadelesinde yerini al, sosyalizm saflarında ol!

İNSANLIĞIN GERÇEK KURTULUŞU İÇİN KALDIR YUMRUĞUNU
İnsanlığın gerçek kurtuluşu, gökyüzünden ışık damıtan GERÇEK/MLKP’nin saflarında sende yerini al.Gökkuşağının renga renk güzelliği altında, birlikte sörf yapalım.Ilık ılk çisileyen yağmurun altında özgürlüğe koşalım.Zifiri karanlık bulutları param parça yapalım.Çığlıklarımız kurşun gibi ağır ve işin gibi hızlı etkisiylen önüne gelen naylonları jilet gibi param parça ederek, güzel günlere ülaşalım.Zifri karanlığı, dünyanın altında kaynayan lavlara atıp imha edelim.Geleçegin güzel ışıltılı günlerinde birlikte koşalım.Işıltılar bütün dünyayı sarana dek, yumruklarımızı aynı güçle sıkıl ve havada kalsınlar.Haydi sende kaldır yumruğunu birlikte haykıralım.Inadına özgürlük, Inadına sosyalizm diye, çığlıklarımız sarsın bütün yaşamı ve renga renk akalım gökkuşağının üzerinden, ışık saçan yarınlara birlikte zaptadelim.Tıpki, şiirin kuşun kanadına takılan imgeler gibi saralım dört mevsimi bir daha birakmamacasına yaşamın ucundan birlikte tutalım.Sis perdelerini parçalayarak, şavkıyarak tan yeline beraber ulaşalım.Dünyadan geceyi silerek, ıp ışıl bir dünya yaratalım.Bir daha gecenin gelmemesi için, sürekli yaşamı aydınlık kılalım.Bu öyle bir aydınlık olsunki, gece bile olmaktan korksunki, yaşam güzelim çiçek bahçesinden renga renk esintiler içinde coşup koşalım.Dünyayı saran O güzelim çiçek kokularıyla, bütün dünya ayaklarımızın altında arşınlayalım yolları, coşkun bir sel gibi akalım.Bir volkan gibi patlayarak düyanın üzerine sıcaklığımızı saçalım.Gün sımsıcaklığıyla her zaman yaşamın üzerine çiseleyerek aka kalsın.Yaşam hiç bir zaman hüzünlü bulutlar içinde olmasın.Zifiri karanlık bir daha dünyada görünmeye cesaret etmesin’ki hayatı ışıl ışıl ve ap aydınlık bir yaşam sarsın.Gün vakti bir volkan gibi dünyanın üzerine çisilesin.O gün vaktiki bir daha dünyada, Zifiri karanlıga izin vermesin.Bir daha dünyada kara bulutların gezmesine izin vermesin.Sonzuza kadar hep aydılıklar içinde açan bir yaşam olsun.Yaşam ışıl ışıl, aydınlık içinde renga renk akışıyla sürsün ve komünist bir dünya olsun!!!


KAHROLSUN KONTURGERLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI SAHTE MLKP

KAHROLSUN FAŞİZM

KAHROLSUN EMPERYALİZM

KAROLSUN SIYONİZM

YAŞASIN G/MLKP

YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ

YAŞASIN SOSYALİZM

YAŞASIN KOMÜNİZM


GERÇEK/MLKP


2008-01-24 01:09:42 - viva cuba libre

Yazan: soy cubano
yine geldim kubaya gideceklere 14 yıl tecrübesi ile tavsiyeler

2008-01-24 00:59:53 - kuba

Yazan: isimsiz
14 yıldır ben burada yaşıyorum neyi merak ediyorsunuz 3 gunde kubayı keşfedenler

2008-01-07 12:18:38 - Kuba

Yazan: fehmi
carsamba sabahi 04:45 ucagi ile bi aksilik olmaz ise iberia havayollari ile madrid-kuba seyahatine cikiyorum, umarim (ki cok buyuk beklentilerim yok) hayal kirikligina ugramam, halkinin biraz uckagitci olmasi yasam felsefeleri ile cok ortusmuyor, ama beni encok ceken ve etkileyen abdye olan naminnettar tavirlari, umarim bigun biz de boyle bir durus sergileyebiliriz, donuste kismet olur ise izlenimlerimi paylasirim, sevgilerle...

2007-03-29 20:10:27 - Haksızlık

Yazan: selim
Küba'ya gidip, eşitsizlikten bahsedenlere kızıyorum doğrusu. Dünyanın en zengin ilk yüz insanının varlığının, milyarlarca insanınkinden daha fazla olduğu, dünyanın dört bir tarafında bir dolar için sabaha kadar çalışanlarla, binlerce doları bir gecede harcayanların yanyana yaşadığı ülkelerin, sadece tarihi ve turistik yerleri anlatılırken, her çocuğun süt içtiği, eğitim aldığı, her vatandaşın hastaneye gözünü kırpmadan gittiği, evsiz barksızların sokaklarda dolaşmadığı, dahası bir süper gücü kıl etmek dışında başka hiçbir gerekçesi olmamasına rağmen, ambargonun en saçma ve en ağırına onyıllardır muhatap kalan, buna rağmen, pekçok fakir Latin Amerikalı ve ABD'li öğrenciye üniverisite eğitimi veren bir ülke için herkesin aklına ilk olarak eşitsizliklerin gelmesi haksızlık, hem de en büyüğünden.

2007-03-24 23:21:58 - selam...:)

Yazan: isimsiz
Argın sen çok güzel bir insansın,
Umarım bir daha ağlamazsın...Sana gülmek çok yakışıyor :)))

2007-03-20 22:47:08 - kübacılarının bacaları tüter :)

Yazan: mehmet e. çangal
Küba ile ilgili hayatımda okuduğum 2. yazı olmasına rağmen, ki ilkide röportajın ilk kısmı !, hakikaten o 4'lü gruba 5. olmak istedim... Söyleşi tarzı muazzam , şahsi kanaatim son bölümde bol resimle süslenirse içerik gibi göresel olarakda çok zengin olacaktır.

İnşallah birgün yüzyüzede konuşuruz yakında...

Saygılar.
MEÇ

2007-03-16 17:11:50 - Küba

Yazan: gezimanya
Küba denince aklıma, varoşlarda kaçal esrar imalathanelerinin de içinde bulunduğu baraka evler, bir de lüks evlerde puro içen göbekli mafya babası tipler geliyor. Onları da filmlerden hatırlıyorum zaten..
Çok akıcı bir uslüple yazılmış bir röportaj, zevkle okudum, okudukça da bazı taraflaraına imrendim doğrusu (öz insanların şekilci olmamalarına)

2007-03-16 09:38:25 - bu argın var ya süper bence

Yazan: isimsiz
Her zaman objektif bakış açısına hayran olmuşumdur Kübayıda çok net anlatmış....

onur uysal / onuruysal resmi web sitesi

Onur da Kim?

Onur'a Mail Gönder


Son Yorumlar

Süheyla Uysal
yasamin icinde günesin ortasinda olmak icin ileriye cikin!
Helal Olsun
Hata var
YanLış...
hayat dolu
cuba
viva cuba libre
kuba
Kuba

Mart'ta En Çok Okunanlar
(31.03 itibariyle)

1. Küba Notları 513
2. Buzda Dans 351
3. Canlı Yaşamında.. 330
4. Küba Notları II 267
5. Mavi Gözlü Dev.. 203
6. Kim Ne Dedi? 188
7. Küba Notları III 171
8. Kimler Geliyor? 166
9. Film Kutusu 162
10. Buluşmadan.. 153